Yumuşak Güç Nedir?

“Sert Güç” kavramı ile beraber günümüzde en çok karşılaştığımız kavramlardan bir tanesi de “Yumuşak Güç” (Soft Power). Üstüne üstlük yumuşak güç kavramı sert güç kavramından daha geri planla kalmasına rağmen, son yıllarda yumuşak gücün ne kadar önemli bir konumda yer almaya başladığını görebiliyoruz. Peki, tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda, yumuşak güç nedir?
Yumuşak Güç Ne Demek?
Dünyada güçlü olan ülkeler hangileridir desek, kuşkusuz ki buna üç aşağı beş yukarı aynı cevaplar gelir. Amerika Birleşik Devletleri ve Rusya. Neden? Çünkü aralarındaki soğuk savaşın tüm dünyayı etkilemesi, insanların akıllarında güçlü algısı yarattı. Peki, en güçlü yanları nelerdir? Elbette ki askeri ve ekonomik güçleri. İşte askeri ve ekonomik güç de tam anlamı ile bir sert güçtür. Bir ülkenin ekonomisi ve askeri kapasitesi ile diğer ülkelere baskı yapması ve istemediği şekilde hareket edip, tavizler vermesi, sert güç kavramını oluşturmaktadır. Peki, yumuşak güç (soft power) nedir?
Sert güç kavramının tersi. Yani yumuşak güç kavramında baskı ve zorlama yoktur. Askeri ile ekonomik gücün kullanılması da mümkün değildir. Peki ya yumuşak güç kavramının tanımı nedir? Bir ülkenin kültürü ve politik anlamdaki hareketlerinin çekicilik kazanması ve ülkelerin bu çekicilikler karşısında kendi istekleri ile ülkeye karşı olumlu bir tavır sergilemesidir. Diğer bir tabirle; bir devletin, diğer devlet ya da devletlere; kendi kültürünü, sanatını, medeniyetini kabul ettirmesi, yumuşak güçtür. Ancak bu kesinlikle zorla değil, diğer ülkenin kendi isteği iledir. Yani yumuşak güçte temel hedef, cazibe oluşturmaktadır. “Etnosentrizm Nedir?” isimli içeriğimizi inceleyebilirsiniz.
Yumuşak Güç Örneği
Rusya’nın ekonomik ve askeri anlamda ne kadar güçlü bir devlet olduğunu biliyoruz. Bu gücünü 2008 yılında Gürcistan’a karşı da kullandı. Peki, sonucu ne oldu? Elbette ki diğer ülkeler tarafından kınandı ve olumsuz bir görüş oluştu. Yani Rusya, sert gücün kurbanı oldu. Peki, Çin?
Çin ise o dönemde askeri ve ekonomik güç anlamında hiçbir faaliyete kalkınmadı. Adını olimpiyatlar ve olimpiyatlarda aldığı madalyalar ile duyurmaya başladı. Konfüçyüs Enstitüleri, yabancı öğrencilere karşı yatırımları ve komşuları ile uzlaşmacı tavır sergilemesi, Çin’i yumuşak güç anlamında ön plana çıkardı.
2008 yılı ve sürecinde iki farklı güç unsurunu uygulayan ülkeler karşılaştırıldığında, Rusya daha fazla öne çıktı. Ancak ilerleyen yıllarda bu haklılığını kaybetti. Çünkü Çin hiçbir şekilde sert güç kullanmadı, kültürünü tüm dünyaya tanıtmaya çalıştı. Bu da Rusya’ya karşı Avrupalı devletler tarafından bir olumsuz tavır oluşmasını sağladı.
Yukarıdaki örnek kapsamında bakacak olursak, yumuşak gücün artık yükselen bir değer olmaya başladığını görebiliyoruz. Ülkelerin askeri ve ekonomik güçleri, o ülkeye karşı olumsuz bir tavır oluşmasına sebep oldu. Bu nedenle de yumuşak güç kavramının değeri her geçen gün artmaya başladı. Zaten insanların savaştan, kargaşadan ve diğer olumsuzluklardan sıkıldığı da ortada. Hele ki 2020 yılındaki olumsuzlukların giderek artması, insanın bakış açısını daha fazla genişletti ve uzlaşmacı politikaların daha değerli olduğunu fark etti. “Diaspora Turizmi Nedir?” isimli içeriğimizi inceleyebilirsiniz.
Yumuşak Gücün, Türkiye ve Turizme Etkisi
Yumuşak güç; ülkelerin ilgisinin çekilmesi, cazibe oluşturulması anlamına gelmektedir. Zor kullanmadan, askeri ve ekonomik güç ile hareket edilmeden uygulanan yumuşak güç, pek çok alanı da içerisine alır. Bu alanlar aşağıdaki gibidir:
- Filmler
- Edebiyat
- Mimari
- Yükseköğretim Kurumları
- Sivil Toplum Kuruluşları
- Bilim ve Teknoloji
Yukarıdaki alanlar ve daha fazlası, yumuşak güç kavramına katkı sağlar. Bu alanlarda yapılan gelişmeler, diğer ülkeler tarafından da takip edildiği için, ülkeye karşı bir cazibe oluşur. Buna en önemli örnek, Türk dizi ve filmleri olacaktır. Türk dizi ve filmlerinin Hindistan ile Pakistan gibi ülkelerde yüksek reytinglerle izlenmesi ve film ile dizilerin oyuncularının takip edilmesi, Türkiye için bir yumuşak güç unsurudur. “Geleneksel Türk İçecekleri” isimli içeriğimizi de inceleyebilirsiniz.
Türk dizilerinin, yurtdışında inanılması güç kitlelere ulaşması, ülkenin ihracatına da doğrudan etki etmiştir. Öyle ki; 2010 yılında Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı olan Zafer Çağlayan, 39 ülkeye, 65 yerli dizi ihraç edildiğinden bahsetmiştir. Bu dizilerden elde edilen gelir ise 60 milyon dolardır. Hali hazırda bu rakamlar giderek büyümekte ve Türk dizilerine duyulan rağbet de artmaya devam etmektedir.
2015 yılı istatistiklerine bakıldığında, Türkiye’nin dizi ihracatının sayısı 250 rakamına kadar ulaşmıştır. Bu da ülkeye yapılan ekonomik katkının boyutunu net bir şekilde göstermektedir.
Turizm sektörü, yumuşak güce en çok katı sağlayan sektörlerin başında geliyor. Peki, neden? Çünkü Türkiye’deki turistik faaliyetlerin sayısının fazla olması, kültürünün çeşitli olması ve daha fazlası, yumuşak güç ile turizmin birlikteliğini net bir şekilde ortaya koymuştur. Akabinde Türkiye turizminin yumuşak güç üzerindeki etkisi, aşağıda da net bir şekilde anlaşılmaktadır:
- Jeopolitik Konum
- Karakteristik Özellik
- Geçmişten Gelen İzler ve Tarihsel Geçmiş
- Kültürel Değerler
Yukarıdaki özellikler, Türkiye’nin turizminin değerini ve bu durum da yumuşak güç üzerindeki etkiyi artırmıştır.
Sizler için hazırladığımız “Yumuşak Güç” isimli içeriğimizi burada sonlandırıyoruz. Bizlere görüşlerinizi bildirmek isterseniz, bu görüşlerinizi yorum kısmından paylaşabilirsiniz.




